PROSTAT KANSERİ

Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türüdür. Erkeklerde akciğer kanserlerinden sonra 2. sırada ölüme neden olan kanserdir.

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR!

Prostat kanseri erken safhasında teşhis edilirse, doğru ve yerinde bir tedavi ile iyileşme şansı yüksek bir hastalıktır. Henüz kapsül dışına yayılmamış ise kanserin tedavisi mümkündür.

Bu nedenle 45 yaşın üzerinde her erkeğin, şikayeti olsun ya da olmasın, yılda bir kere mutlaka doktor kontrolüne (prostat muayenesi ve kanda PSA testi için) gitmesi önerilmektedir. Çünkü hastalık bir çok hastada geç dönemlere kadar hiç belirti vermeyebilir ve hiç bir yakınmaya da yol açmayabilir. Belirtileri arasında sık idrara çıkma (özellikle geceleri), idrar yaparken zorlanma, ince ve kesintili idrar yapma, idrar yaparken acı veya ağrı duyma, idrarda kan görme, sırt, kalça ve bel ağrısı, idrarda kan ya da iltihap olması, menide kan ve ağrı gibi belirtiler sayılabilir.

PROSTAT KANSERİ NASIL BELİRLENİR?

Parmakla prostat muayenesi ve kanda PSA denilen bir maddenin ölçümü ve bunların değerlendirilmesi sonrası gerekli görülür ise yapılacak  prostat biyopsisi sonrası tanı konulur.

PSA maddesi prostatın salgı bezlerinden salgılanır ve kanda da belirli bir seviyede bulunur. PSA’nın düşük olması o kişide kesin olarak prostat kanseri olmadığını göstermeyeceği gibi, yüksek olması da kesinlik bir şekilde kanser varlığının habercisi değildir. Ancak PSA değeri prostat kanseri konusunda bize parmakla prostat muayenesi ile birlikte hastayı değerlendirmemiz sonrası prostat kanseri olasılığını göstermesi açısından önemlidir.

Parmakla muayenede, son bağırsaktan (rektum) prostat bezi kolayca hissedilebilir ve yüzeydeki küçük düzensizlikler bile bu suretle fark edilebilir. Özelikle sert alanların parmakla hissedilmesi kanser şüphesi anlamındadır.

Bu testlerden herhangi birinde problem olması durumunda prostattan iğne ile parça alınmasını önermekteyiz. Bu işlemi günümüzde MR görüntüleri kılavuzluğunda transrektal (makattan) yapılan ultrasonografi eşliğinde yapmakta ve tanı doğru tanı ihtimalini en üst seviyeye çıkarmaktayız.

PROSTAT KANSERİNDE TEDAVİ SEÇENEKLERİ:

Prostat kanseri tanısı konulduktan sonra önce evreleme yapılmaktadır. Evreleme de amaç kanserin prostatın çevre dokularına veya vücudun başka bir yerine yayılıp yayılmadığının tespiti olmaktadır. Hastanın genel durumu, PSA’nın yüksekliği, biopsideki tümöral hücre özelliği (Gleason skoru) ve kanserin evresi gibi tüm faktörler göz önüne alınarak tedavi belirlenir. Bu tedavi planlamasında ürolog, tıbbi onkolog ve radyasyon onkologu ekip anlayışıyla hastaya yaklaşmalı ve pek çok faktörü göz önüne alarak tedavi planını belirlemelidir.

Ancak genelleme yapmak gerekirse, kanser sadece prostatta yerleşik ise yani vücudun başka bir yerine yayılmamışsa, hastaya radikal prostatektomi adı verilen cerrahi tedavi yöntemi veya radyoterapi yani ışın tedavisi önermekteyiz. Günümüzde prostat kanseri cerrahisinde en çok tercih edilen yöntemler kapalı prostat ameliyatları olarak ta bilinen, robotik veya laparoskopik cerrahilerdir.

ArabicEnglishRussianTurkish